İçeriğe geç

At suratlı insan ne demek ?

At Suratlı İnsan Ne Demek? Bir Günü Unutulmaz Kılan Anlatı

Kayseri’nin o soğuk sabahlarından birinde, bir kafe köşesinde, bir fincan kahveyle yazıma başladım. Karşımdaki pencereye bakarken, hayatımda çok önemli bir anlam taşıyan bir günün hatıraları kafamda tekrar şekillendi. Bir an, o anı kafamda yeniden yaşarken, ‘at suratlı insan ne demek?’ sorusunu daha derinlemesine düşündüm. Bu kelimeyi birine yakıştırmak, bir anlam yüklemek, aslında hayatımda dönüm noktalarından birini yaşadığım o günü hatırlatıyor bana.

Bir zamanlar, en yakın arkadaşım için “at suratlı” demiştim. Hem anlamını tam çözebilsem de, o an için kelimeler ne kadar uzaksa, o duyguyu bir o kadar net hissetmiştim. Şimdi biraz daha olgun düşünerek anlatmak istiyorum, belki de biraz daha açık olmak gerekir. Her şey bir bakışla başladı…

Tanıştığımız O Gündeki Hissi

O gün hava aşırı soğuktu. Kayseri’nin tipik kış sabahlarından biriydi; o kadar soğuktu ki, her adımda karın sertliğini hissetmek bile insanı biraz daha içine çekerdi. Tüm bu soğukluk bir yana, içim kıpır kıpırdı. Bir insanla tanışacağım, yepyeni bir dünyaya adım atacağım hissi vardı. Gençtim, biraz da heyecanlıydım. O kişiyle tanıştığımda, hissettiğim tek şey yüzümdeki mutlu gülümseme ve biraz da çekingenlikti.

Ama ilk gördüğümde, gözlerindeki ifade – ya da daha doğrusu eksikliği – beni şaşırtmıştı. O kadar doğal, soğuk ve kayıtsız bir bakışı vardı ki, sanki bir duvara bakıyordu. Gözlerindeki hüsranı ya da belirsizliği çözmek neredeyse imkansızdı. İçimdeki insani duygu hemen uyanmıştı: “Bu insan benden bir şey saklıyor, ya da hayatı başka bir gözle, çok farklı bir şekilde mi görüyor?” Ama neden, neden böyle bir bakış? O kadar normaldi ki her şey, aslında bana yabancıydı.

İçimde bir şeyler kaynamaya başlamıştı. İçimdeki genç, umut dolu ruh; belki de biraz fazla duygusal, biraz fazla alıngandı. Ama bu, ona duyduğum ilk duyguydu: “Beni tanımak istemiyor mu?” ve “Sanki bana bir duvar örüyor.” İçimdeki duygular bana ne hissettirdiğini çok iyi biliyordum ama o zamanlar bir kelime vardı, buna tam denk düşen bir kelime: at suratlı.

“At Suratlı İnsan” Ne Demek?

Her şeyin başladığı o anı hatırlıyorum. Sonraki günlerde, onu düşündükçe, hissettiklerimi en iyi tanımlayan şey bu terim oldu: At suratlı. At suratlı insan, insan gibi değil, bir şekilde duygusuz gibi görünen, ama aslında başka bir şeylerin derinlerine gömülmüş olduğu bir bakışa sahip olan kişiydi. O, sanki dünya ona hiçbir şey vaat etmiyor gibiydi, bir umut kırıntısı dahi barındırmıyordu yüzünde. Gözleri, birinin ona yaklaşmaya çalışmasını görse de, hemen geri çekilen bir kalkan gibi. O anda bunun anlamını tam çözebilsem de, “at suratlı” kelimesiyle, bir insana ne kadar derin, fakat karamsar bir şekilde baktığını anlatmak istiyordum.

Bu durum beni etkiledi, belki de hayatımda en çok etkilenmelerimden biriydi. Kendimi sık sık onunla ilgili düşünürken buluyordum. “Bu kişi bana gerçekten değer verir mi?” sorusu, günlerce kafamda çınladı. At suratlı olmanın, birinin duygusal dünyasını kapatması ve koruması olduğunu fark ettim. Hayatını ya da duygusal yaralarını, kimseyle paylaşmadan yaşamak… O an, içimdeki umutlu insan, “belki biraz daha zamanla değişir, belki açılır” diye düşündü. Ama bir yandan da içimdeki mühendis, “belki değişmez” diyordu. Bazen duygular çok güçlü, ama bazen de soğuk bir bakışla kırılıyordu.

Bir Gün Her Şey Değişti

Zaman geçtikçe, içimdeki umut ve karamsarlık arasında gidip gelerek, o bakışları daha iyi anlamaya başladım. At suratlı insanın, gerçekten de dışarıya olan duvarlarını görmek, tanımak… Zamanla, onun iç dünyasında kaybolan bir parçayı keşfettim. Ancak, bazen, ne kadar yakın olursan ol, o duvarlar o kadar yüksek olabiliyordu. Onu anladıkça, kendi içinde bir şeyler de değişti. Ama bu değişiklikler bazen çok hızlı olmuyor. Kimseye güvenmek, duygusal bir bağ kurmak o kadar kolay değil. Zamanla, sadece sabırla, yavaşça… İçindeki duygusal soğukluğu kırmaya çalışarak.

O günün sonunda, içimdeki insan tarafı, belki biraz hayal kırıklığına uğramıştı. Ama yine de, bir gün bu buzları eritebilirim umudu taşıdı. İçimdeki mühendis ise: “Bu senin hayatın, duygusal olarak neden bu kadar zorlanıyorsun?” diyordu. Ama ben, bir şekilde, içimdeki umutla birlikte, her şeyi anlamanın mümkün olduğunu hissettim.

Sonuçta…

“At suratlı insan ne demek?” sorusu, bana birinin gözlerinde gördüğüm yalnızlığı, içsel duvarlarını ve duygusal çekingenliğini hatırlatıyor. Bir zamanlar, bu kelimeyi sadece bir tanımlama olarak duymuştum. Ama şimdi, bizzat deneyimlediğimde, bu terimin ne kadar derin anlamlar taşıdığını fark ediyorum. At suratlı insan, bazen duygusal dünyasının kapalı kalmasını tercih edebilir, ama buna rağmen, içindeki umut hala kırılmadıkça, o duvarları aşmak mümkündür. Kim bilir, belki bir gün o bakışta, içindeki gücü ve duygusal derinliği de görebileceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet girişbetexper.xyz